About

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde, Fotoğraf okumadan önce kısa bir süre Resim Bölümü'nde zaman kazanıp “grafik mi okusam yoksa fotoğaf mı” diye karar vermeye çalışıp, o sırada diğer bölümler de gözüme çekici gelmeye başladığından 2001 yılında Resim Bölümüne girip 2008'de Fotoğraf Bölümü'nden mezun oldum. Ama bu sürenin beş yılını araştırmalarında ve oyuncak müzesini kurarken şair Sunay Akın’a çıraklık ederek geçirdim. Bu yüzden belki de fotoğraflarım geveze değildir…

Şiir, ayıklama gücüyle fotoğrafla fena halde benzerlik gösterir. Tıpkı resim sanatının bir araya getirmesiyle sinemaya benzemesi gibi. Fotoğraflarım bir parça olsun ‘başka’ ise diğerlerinden, bunu şiirle ilgilenmeme borçluyum sanırım. 
 
Aslında fotoğrafın hayatın tümünde ya da fotoğrafçı olmanın insan olmanın yanında çok da bi önemi olduğunu düşünmüyorum. Fakat insan olmaya çalışmamda katkısı büyüktür fotoğrafın. Doğadaki herşeyin olduğu gibi her insanın veya her sanat objesinin küçücük de olsa bir işe yaraması gerektiğine inanıyorum.

Tıpkı müzisyenlerin doğaçlamaları gibi zihinsel tasarımdan uzak bir fotoğraf çekmek çok daha mutlu etti beni Jazz fotoğrafları çekerken. Uzun süredir reklam çekmenin unutturduğu tadı öyle yakaladım.  Fotoğraflarımda müziği duyumsadıklarını söylüyor önemsediğim birçok kişi. Yine birçok önemli müzisyen müziği ifade etmemden keyif aldıklarını dile getiriyor. Kuşkusuz teknik konular dahilinde fotoğraflarımın nerede durduğunu biliyorum. Yine bu konuda önemsediğim birkaç ustamdan hâlâ görüş alırım.

Fotoğraf, fotoğrafçı olmayanlar için çekilir. Bu yüzden o insanların tepkileri çok güzel benim için. 

Ama, fotoğrafın disipline ihtiyacı olduğunu ve sadakatle yaklaşmamı öğreten, bir fotoğrafım için "imrendim doğrusu" diyerek beni ödüllendiren ve  bir fotoğrafım için “böyle şerefsiz açılar kullanma” diyen büyük usta Sabit Kalfagil’in görüşlerinin değeri ise paha biçilemez.

Işığı ve rengi öğrendiğim Oktay Çolak’ın yorumlarının…

Ufkumu açan Merih Akoğul’un işlerime bakışının…

Ya da insaniyetin fotoğrafın önünde durduğunu öğretmeden gösteren hocam Emre İkizler...

Bu kadar ustanın etkisinden olacak, ben de mezun olur olmaz bir özel ünüversitede büyük bir keyifle fotoğraf hakkında gevezelik yapmaya başladım.

Tabii ki müzik ve reklam fotoğrafına devam…


Öğretmeyi, üretmeyi seviyorum; her yeni müşterinin istekleri verdiği işe zarar da verse, o bulmacayı çözmeyi seviyorum. Keyifle yapıyorum her yaptığım işi. Bu zevki paylaşmama vesile olan fotoğrafı da bu yüzden seviyorum. 

 

Özgür ÜLKER

 

 

Facebook Twitter Instagram LinkedIn share